Kıyametten Önce Köleliğin Yeniden Canlanması

Dabiq, Irak Şam İslam Devleti’nin Temmuz 2014’ten bu yana İngilizce olarak yayınladığı resmi dergisidir. Derginin adı, Suriye’nin Azaz ili sınırları içinde yer alan, Türkiye’ye çok yakın Dabik köyünden gelmektedir. Tarihten bildiğimiz Mercidabık savaşının ismi de aynı yerden gelir.

Bu isim, Hz. Muhammed’in kıyamet ile ilgili bir hadisine dayanmaktadır: “Romalılar, Dabık ve Amak’a inmedikçe kıyamet kopmaz”. Bu sebepten, kıyametten önce gerçekleşecek (Batı’da Armageddon, İslam dünyasında Melhame-i Kübra olarak bilinen) büyük savaşın burada olacağına inanılır.

Aşağıda, Dabiq dergisinin 1435 Zulhicce tarihli 4. sayısının 14-17. sayfalarında yer alan “The Revival of Slavery Before the Hour” başlıklı makalenin Türkçe tercümesi yer almaktadır.

Kıyametten Önce Köleliğin Yeniden Canlanması

Ninova vilayetinde Sincar bölgesinin fethedilmesiyle, İslam Devleti Irak ve Şam bölgesinde çağlar boyunca varlığını sürdüren putperest bir azınlıkla, Yezidi nüfusuyla karşı karşıya kaldı. Bugüne kadar varlıklarını sürdürmeleri, Allah’ın 1400 yıl önce vahyettiği Ayet-us Seyf (Kılıç ayeti) düşünüldüğünde, Müslümanların hesap gününde sorgulanacakları bir mesele olarak kendilerine sormaları gereken bir sorudur. Allah Teala “Haram aylar çıkınca müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, kuşatın ve gelip geçecekleri her saldırı yerinde oturup bekleyin. Fakat bundan sonra tevbe ederler, namazı kılarlar ve zekatı verirlerse bırakın kendi yollarına gitsinler. Allah Gafur ve Rahimdir” (Tevbe, 5) demiştir.

Yezidilerin bugünkü akidesi -tarih boyunca değişmiştir- İblis’e tapmayı gerektirir ki Adem’e secde etmesi emredilen melekler arasında düşmüş fakat affedilmiş bir melek olduğunu düşünürler! Sadece o Adem’e secde etmeyi reddetmiştir; Allah’a karşı bu mütekebbir itaatsizliğin, onun en asil fiili olduğunu düşünürler! Onun insanoğlu tarafından yanlış anlaşıldığını düşünürler! Onun iyi ve aydınlanmış olduğunu düşünürler ve Allah’ın hesap gününde binlerce yıllık takva gözyaşlarıyla ağlamasından ötürü ilk önce onu açıkça affedeceğini iddia ederler. Böylece onlar İblis’i takva ve aydınlanmanın sembolik başı -ki en büyük tağuttur- haline getirirler! Bundan daha mütekebbir bir küfür ne olabilir?

Akideleri öylesine hakikatten sapmıştır ki, haça tapınan Hıristiyanlar bile onları çağlar boyunca şeytana tapan ve Satanist olarak görmüşlerdir. Bu toplulukla karşılaşan, onları inceleyen ve çalışan Batılılar ve Oryantalistlerin nakillerinde de böyle kaydedilmiştir. Obama’nın Irak ve Şam’a müdahalesinin ana konusunu bu şeytana tapanların oluşturuyor olduğunu söylemesi, peşmergenin -Marksist KYB ile ilişkili ve Marksist PKK ile müttefik paralı asker çeteleri- yanında yer almasından ötürü aşırı derecede ironiktir, ki bu PKK Batı’nın “iman ettiği” tağut yasalarına göre terörist bir organizasyondur.

Sincar’ın alınmasından önce, İslam Devletindeki şeriat öğrencilerine, topluluğa, fertlerine ve ailelerine uygulanacak İslami kurallar farklı olmasından ötürü aslen müşrik bir grup mu yoksa önceden Müslüman olup da sonradan irtidad eden bir topluluk olarak mı muamele edileceğini belirleme görevi verildi. Kendilerini veya inançlarını tanımlamak için kullanılan Arapça isimlendirmeler yüzünden, bazı modern Müslüman ilim adamları bunları aslen müşrik olmayıp sonradan irtidad eden bir topluluk olarak tasnif ediyordu. Yapılan daha ileri araştırmalar neticesinde, bu topluluğun İslam öncesi cahiliyye döneminden beri var olan, her ne kadar kendileri hiçbir zaman İslamı kabul etmese veya benimsediğini iddia etmese de çevreleyen Müslüman nüfus, dil ve kültür sonucu “İslamileştiği” belirlendi. Bu dinin belirgin kökleri kadim İran’daki Mecusilikte bulundu, fakat daha sonra Sabiilik, Yahudilik, Hıristiyanlık ve aşırı tasavvufun sapkın diliyle kendini ifade eden unsurların karışımıyla yeniden yorumlandığı belirlendi.

Buna uygun olarak İslam Devleti, fukahanın çoğunluğunun müşriklere nasıl muamele edileceğine dair belirttikleri görüşler çerçevesinde bu gruba muamele etti. Yahudi ve Hıristiyanlardan farklı olarak, cizye ödemesi söz konusu değildi. Ayrıca, mürtedd kadınlardan farklı olarak -ki fukahanın çoğunluğu köleleştirilemeyecekleri ve ya tevbe etmeleri ya da kılıçla karşı karşıya kalmaları gerektiğini söyler- kadınları köleleştirilebilirdi. Esir edildikten sonra, Yezidi kadın ve çocuklarının beşte biri (hums) İslam Devleti’nin otoritesine ayrıldı; geri kalanı Sincar operasyonuna katılan İslam Devleti savaşçıları arasında pay edildi.

Müşrik ailelerinin böyle geniş çapta köleleştirilmesi, bu şeriat kuralının terkinden sonra muhtemelen bir ilktir. Bilinen diğer tek örnek ise -daha küçük çaplı olmasına rağmen- Filipinler ve Nijerya’da bulnan mücahidlerin Hıristiyan kadın ve çocukları köleleştirmesidir.

Bugün köleleştirilen Yezidi aileleri, Sahabiler (radiyallahu anhum) tarafından müşriklerin satıldığı gibi İslam Devleti askerleri tarafından satılmaktadır. Anneyi küçük çocuğundan ayırmamak gibi birçok iyi bilinen kurala riayet edilmiştir. Birçok müşrik kadın ve çocuk kendi iradeleriyle İslam’ı kabul etmiş, şirk karanlığından çıktıktan sonra aşikar bir samimiyetle İslam’ı tatbik etmekte yarışmaktadır.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle der: “Allah, zincirler içinde cennete giren insanlara hayret eder” (Ebu Hureyre’den rivayetle Buhari). Muhaddisler, buradaki insanları, İslam’a köle olarak girip cennete giden kişiler oldukları şeklinde yorumlarlar.

Ebu Hureyre (radiyallahu anh) Allah’ın “Siz insanoğlu için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz” (Ali İmran, 105) ayetini yorumlarken şöyle der: “Siz insanlar içinde en iyilerisiniz. İslam’a girene kadar onların boyunlarına halka vurursunuz.”

Bu değerlendirmeden ve Melhamet-ul Kubra (kıyametten -ancak Allahın emriyle gelir- önceki en büyük savaş) yaklaşmamız gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, köleliğin, kıyametin bahsedilen alametlerinden biri olduğuna dikkat çekmek gerekir.

Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kıyametin alametlerinden biri olarak “köle kızın efendisine çocuk doğurması”ndan bahseder. Ebu Hureyre’den rivayetle Buhari ve Müslim’de, Ömer’den rivayetle Müslim’de bildirilir.

Ulema bu konuda farklı yorumlar yapmış, kimisi yorumunda kendi çağlarında kölelik mevcut ve yaygın olduğu için bildiğimiz anlamda kölelikten uzaklaşmıştır. Aşağıdaki pasajlar bildiğimiz köleliğin en makul yorum olduğuna işaret eden yorumlardan alınmış pasajlardır. Cihadın terki ve tağut yasalarının hakim olmaya başlamasından sonra köleliğin ortadan kalkması, bu yorumları daha makul hale getirmektedir.

İbn Receb el-Hanbeli bu hadisi açıklarken, “Ulema bununla ne kasd edildiği hususunda ihtilaf etmiştir. Küfür diyarlarının ele geçirilmesiyle köleliğin çok arttığı, böylece cariyelerin de sayıca çoğaldığı, köle kadınların efendilerine çocuk doğurduğu, böylece doğan çocuğun efendisiyle aynı konumda olduğu (babası gibi özgür bir insan olduğu) ve böylece bu açıdan efendisine çocuk doğurduğu belirtilmiştir. […] Ayrıca, ‘köle kız efendisine çocuk doğurur’ sözü küfür diyarlarının ve köle elde etmenin artmasına, küçük kızın çok genç yaşta küfür diyarından köle olarak alınması ve İslam diyarında özgür bırakılmasına, ardından annesinin de köle edilmesi ve bu kızın annesini satın alarak hizmetinde kullanmasına, fakat annesi olduğu gerçeğini bilmemesine de işaret etmektedir. Bu durum İslam devrinde gerçekleşmiştir. Bu yorum da daha önceki gibi, kıyamet alametlerinden birinin fetihlerin çoğalması ve küfür diyarlarından köle getirilmesinin artmasına işaret eder. […] Köle kızın efendisine çocuk doğurması, insanların evlilikten kaçınarak cariyelerle yetinmesine de işaret eder. En doğrusunu Allah bilir. [Feth-ul Bari].

İbn Receb ayrıca “Ülkelerin fethi ve cariyelerin ve onların çocuklarının sayıca artmasına sebep olacak kadar çok köle edinilmesine işaret ettiğini” de söyler. Köle kız köle olarak kalmaya devam ederken çocuğu efendisiyle aynı konumda olur. Çünkü efendinin çocuğu da efendsiyle aynı mertebededir ve böylece köle kızın çocuğu efendisiyle ve sahibiyle aynı statüde olur [Cami-ul Ulum ve-l Hikem].

En-Nevevi hadisi açıklarken “Ulemanın çoğunluğu bu hadisin cariyelerin ve onların çocuklarının sayıca çoğalmasını önceden bildirdiği görüşündedir, çünkü cariyenin çocuğu efendisiyle aynı statüdedir” demektedir. [Şerh-ul Sahih Müslim].

İbn Hacer bu yorum üstüne, “Fakat bu yorum sorgulanmaya muhtaçtır, çünkü köle kızın doğum yapması bu ifadenin kullanıldığı devirde de mevcuttu. Ayrıca, şirk diyarlarının fethinin çoğunluğu, ailelerinin köleleştirilmesi ve kadınlarının cariye olarak alınması İslam devrinin başlangıcında da vardı” demektedir. [Feth-ul Bari].

Tekraren, köleliğin lafzi yorumundan uzaklaşanlar öyle gözükmektedir ki kölelik o çağda zaten mevcut ve yaygın bir uygulama olduğundan, bunun bildiğimiz köleliğe işaret olduğunu idrak etmekte zorlanmaktadırlar. Fakat köleliğin Müslümanlar tarafından terkinden ve son zamanlarda yeniden ortaya çıkmasından sonra, bu lafzi yorumlama çok daha makul hale gelmektedir.

İlaveten, Ebu Hureyre’den rivayetle Müslim’in naklettiği uzun Dabık hadisi üzerine de tefekkür edilmelidir. Hadiste, Romalılar Dabık yakınlarında savaş düzeni aldıktan sonra Müslümanlara “Bizimle bizden köle olarak alınanların arasını boşaltın da onlarla savaşalım” der. Müslümanlar, “Hayır, Allaha yemin olsun, kardeşlerimizi size bırakmayacağız” diye cevap verir. Kanlı ve nihai savaş bu kısa konuşmadan sonra gerçekleşir.

En-Nevevi bu hadisi yorumlarken “İki şekilde rivayet edilmiştir; ‘bizim köleleştirilen bazılarımız’ ve ‘bizden köle olarak alınanlar’. El-Meşarik’ta el-Kadı ‘Bizden köle olarak alınanlar’ çoğunluğun görüşüdür ve doğru olandır der. Ben derim ki ikisi de doğrudur. Çünkü önce köleleştirilmişler, daha sonra küffarı köleleştirmişlerdir. Bu hadise bizim zamanımızda olmuştur. İslam ordularının çoğunluğu Mısır ve Şam’da aslen köleleştirilmiş, daha sonra kafirleri köleleştirmişlerdir, elhamdulillah. Onları bizim zamanımızda müteaddid defalar köleleştirmişlerdir. Tek bir hadisede binlerce kafiri köle kılmışlardır. Bütün hamd u sena, İslam’ı kuvvetlendiren ve şereflendiren Allah’adır” demektedir. [Şerh-ul Sahih Müslim].

Bundan sonra, Şeyh Ebu Muhammed el-Adnani el-Şami’nin (hafizahullah) “Ve Allah’ın izniyle size söz veriyoruz ki bu sefer sizin son seferinizdir. Yenilecek ve hezimete uğrayacaksınız, daha önceki seferlerinizin yenildiği ve hezimete uğradığı gibi. Fakat bu kez ardından biz saldıracağız ve siz bize asla bir daha saldıramayacaksınız. Roma’nızı fethedeceğiz, haçlarınızı kıracağız, kadınlarınızı köle yapacağız, Allahın izniyle. Bu, O’nun bize vaadidir, O yücedir ve vaadinden dönmez. Biz o zamana erişemezsek, bizim çocuklarımız ve torunlarımız erişecek. Sizin oğullarınızı köle pazarında köle olarak satacaklar” sözlerinin ilhamı daha iyi anlaşılmaktadır.

Şeytan zayıf kalpli ve zayıf akıllı olanlara şüphesini ilka etmeden önce, şu hatırlanmalıdır ki kafirlerin ailelerini köleleştirmek ve kadınlarını cariye yapmak Şeriatin sağlamca ortaya konmuş yönlerinden biridir. Eğer birisi bunu inkar veya alay ederse, Kur’an ve peygamberin hadislerini inkar ve bunlarla alay etmiş olur ki İslam’dan çıkmak demektir.

Sonuç olarak, bazı modern ilim adamları köleliğin terk edilmesiyle fuhşun artmasına sebep olmasından bahsetmektedir. Çünkü evliliğe şer’an alternatif olabilecek bir şey kalmamıştır. Dolayısıyla evliliğe maddi olarak gücü yetmeyen birisi günah tarafından ayartmalarla kuşatılmaktadır. Ek olarak, evlerinde hizmetçi çalıştıran birçok Müslüman aile, yasaklanmış olan halvet fitnesiyle karşı karşıya gelmektedir. Sonuçta adam ile hizmetçi arasında zina işlenmektedir. Fakat o hizmetçi eğer cariye olsaydı, bu ilişki meşru olacaktı. Bu, cihadın terki ve dünyanın peşine düşmenin getirdiği bir şeydir.

Allah, dinin diğer bütün yönlerinin de gerçekleşmesini onun elleriyle gerçekleştirdiği İslam Devleti’ni yüceltsin.

Ve bütün hamd u sena, alemlerin rabbi olan Allahadır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s